Yaklaşık iki yıldır devam eden pandemi, alışagelmiş tüm iş süreçlerini değiştirmeye, dönüştürmeye ve iş dünyasına yeni alışkanlıklar kazandırmaya devam ediyor. Bu durum özellikle müşteri memnuniyeti için çalışan sektörler için zorlayıcı olsa da dijitalleşmeye yatırım yapan şirketler mevcut şartlara uygun çözümler geliştiriyor. Schaeffler Group çatısı altında faaliyet gösteren Schaeffler Automotive Aftermarket Türkiye, bu anlamda otomotiv satış sonrası sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine sektörde öncü olan bir eğitim modeli sunuyor.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüksek müşteri memnuniyeti için çalışan ve her koşulda teknik desteğe hazır olan Schaeffler Automotive Aftermarket, katma değerli bir hizmet yaratmak amacıyla sektörel bilgilendirmeye büyük önem veriyor. Bu doğrultuda müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik düzenlediği eğitimlerle yüksek kaliteli ürün ve hizmetleri hakkında bilgiler paylaşıyor. İki yıldır devam eden pandemi sebebiyle müşterileriyle fiziken bir araya gelemeyen şirket, dijitalizasyon çalışmaları sayesinde sektöre öncülük eden bir uzaktan eğitim modeli uygulamayı başardı. Schaeffler Automotive Aftermarket Türkiye çatısı altında İstanbul’daki Schaeffler Teknoloji Merkezi’nde online canlı olarak düzenlenen eğitimler, özel olarak hazırlanan kurgusuyla en az yüz yüze gerçekleşen eğitimler kadar interaktif geçiyor.
Schaeffler online eğitimlerini de fiziki eğitimler kadar verimli hale dönüştürmeyi başardı
Eğitimler konusunda bilgi paylaşan Schaeffler Automotive Aftermarket Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Pazarlama Müdürü Şenay Bayram, “Şirket olarak iş ortaklarımıza teknik destek sağlamaya büyük önem veriyoruz. Bu anlamda sunduğumuz eğitimler hizmetimizin bir parçası haline geldi. Ansızın hayatımıza giren pandemi sebebiyle fiziki olarak bir araya geldiğimiz eğitimlere son vermek zorunda kalsak da bu süreçte düzenlediğimiz online eğitimleri fiziki eğitimler kadar verimli hale dönüştürmeyi başardık. Bu eğitimleri planlarlarken sunum formatında olmasını özellikle istemedik. Ürünlerin tüm detaylarının farklı açılardan en ince ayrıntısına kadar gösterilebilmesi ve pratik eğitim formatında olması bizim için oldukça önemliydi. Benzer şekilde müşterilerimizin edilgen bir durumda yalnızca anlatılanları dinleyip eğitimden çıkmasının fayda sağlamayacağını biliyorduk. Bu anlamda karşılıklı soru cevap şeklinde ilerleyen, son derece dinamik, interaktif bir kurgu oluşturduk. Bu düzende müşterilerimiz eğitim esnasında akıllarına gelen her soruyu eğitmenlerimize hemen sorabiliyor, anında yanıt alabiliyor. Hem teorik bilgilere hem de pratik uygulamalara ulaşabiliyor.” dedi.

Eğitimler 2022 yılında da devam edecek
Online eğitim programının yüz yüze eğitimler kadar verimli olabilmesi için oldukça yoğun bir çaba harcadıklarını ve tüm teknik altyapılarını buna göre hazırladıklarını belirten Şenay Bayram sözlerini şöyle tamamladı: “2021 yılında düzenlediğimiz toplam 15 online eğitim ile ürün ve hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiler paylaştık.

Teknik uzmanlarımız, onarım çözümlerimizin çalışma prensipleri ve ilgili arıza teşhisi konusunda da detaylı teorik ve pratik bilgiler verdi. Eğitim esnasında katılımcılarımızla birlikte kahve molaları veremesek de onlar için seçtiğimiz kahve molası paketlerini adreslerine ulaştırdık. Eğitim sertifikalarını kendileriyle paylaştık. Müşterilerimizin teknik yetkinliklerini artırmak ve onları Schaeffler ürünleri hakkında güncel bilgilerle donatmak için düzenlediğimiz eğitimlerimiz 2022 yılında da devam edecek.”
Schaeffler – Harekete öncülük ediyoruz
Schaeffler Grubu, otomotiv ve endüstri sektörlerinin küresel çapta lider tedarikçilerinden biri olarak, 70 yılı aşkın süredir hareket ve mobilite alanlarında çığır açan buluşlar ve gelişmeler ile öne çıkıyor. CO₂ verimli tahrik sistemleri, elektrikli mobilite, Endüstri 4.0, dijitalleşme ve yenilenebilir enerji alanlarında yenilikçi teknolojiler, ürünler ve hizmetler sunan şirket, hareket ve mobilitenin daha verimli, akıllı ve sürdürülebilir olmasını sağlayan güvenilir bir ortaktır. Schaeffler bir teknoloji şirketi olarak, güç aktarma organları ve şasi uygulamalarına yönelik yüksek hassasiyetli bileşen ve sistemlerin yanı sıra birçok endüstriyel uygulamada kullanılan rulman ve lineer sistem çözümleri de üretmektedir. Schaeffler Grubu, 2020 yılında yaklaşık 12,6 Milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 83,900 çalışanı ile Avrupa’nın en büyük aile şirketlerinden biridir. 2020 yılında yaklaşık 1,900 patent başvurusu ile Schaeffler, DPMA’ya (Alman Patent ve Ticari Marka Ofisi) göre Almanya’nın en yenilikçi ikinci şirketidir.
Automotive Aftermarket bölümü Schaeffler’in dünya çapında otomotiv yenileme pazarındaki faaliyetlerini yürüten şirketidir. Binek araçlar, hafif ticari araçlar, ağır vasıtalar ve traktörler için komponent ve onarım çözümleri sunmaktadır. Şanzıman, motor ve şasi uygulamalarındaki kapsamlı uzmanlığı sayesinde teknik mükemmellik, akıllı çözümler ve üstün hizmet yetkinliği ile bilinmektedir. Schaeffler Automotive Aftermarket bölümü, 1.700’den fazla çalışanı ile 2020’de yaklaşık 1.6 Milyar Euro’luk satış gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 11.500 satış ortağı ve 70’den fazla satış ofisi ve temsilcilikten oluşan küresel ağı ile daima müşteri yakınlığını garanti etmektedir.
Schaeffler, Türkiye’deki faaliyetlerine 1986 yılında kurulan INA Rulmanları Tic. Ltd. Şti. ve aynı yıl kurulan FAG Rulmanları Türkiye irtibat ofisi ile başlamıştır. 2001 yılında FAG’ın Schaeffler bünyesine katılımıyla iki firma faaliyetlerini ortak olarak sürdürmeye başlamış ve şirket ünvanı 11 Ekim 2016 yılında Schaeffler Turkey Endüstri ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmiştir. Merkezi İstanbul’da bulunan firma, Schaeffler çatısı altındaki LuK, INA ve FAG markaları ile Türkiye genelinde otomotiv ve endüstri sektörleri için kapsamlı bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Schaeffler’in Türkiye’deki öncelikli hedefleri arasında uzman çalışan kadrosu ile doğru teknolojileri sunarak mümkün olan en üst düzeydeki müşteri memnuniyetini sağlamak yer almaktadır.
]]>
Alanında uzman ekibiyle kaliteli hizmet sunan Stellantis Türkiye Parça ve Servisler, doğru motor yağı seçimi konusunda tüketicilere tavsiyelerde bulunurken, aracın motoruna uygun doğru viskozitede yağ seçimi yapmanın en kritik noktaların başında geldiğini belirtiyor. Motoru aşınmadan korumak ve daha uzun ömürlü olmasını sağlamak için araç motor yağı ve filtresinin değişiminin 15.000-20.000 km aralığında ya da yılda 1 kez olması gerektiği önerisinde bulunan yetkililer, bir diğer önemli noktanın ise araç üreticilerinin o otomobil için önerdiği performansa ve onaya sahip yağların kullanılması olduğunun altını çiziyor.
Stellantis markalarının da motor gamında bulunan daha küçük ve daha verimli olan günümüz motorlarının, atmosferik bir motora göre daha yüksek basınçla çalıştığını belirten yetkililer, bu durumun da ciddi miktarda sürtünmeye yol açtığını, bu sebeple periyodik olarak motor yağı değişiminin kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyorlar.
Yetkili servis güvencesiyle motor yağı değişim kampanyası
Yetkili servis noktalarında sunduğu en iyi hizmet ve avantajlı fiyat politikasıyla rakiplerinden ayrılan Stellantis Türkiye Parça ve Servisler, bir ilk olarak motor yağı kampanyasını 5 yaş üzeri tüm Peugeot, Citroën ve Opel kullanıcılarına sunmaya başladı. Aracının modeline uygun, doğru performans ve onaylara sahip motor yağı değişimini yetkili servis güvencesi ile uygun fiyata yaptırmak isteyenlere aracın modeline uyumlu motor yağı, yağ filtresi, karter tapası pulundan oluşan yağ değişim paketi cazip fiyatlarla sunuluyor.
Stellantis Hakkında
Stellantis kendine özgü, ulaşılabilir ve güvenilir mobilite çözümleriyle hareket özgürlüğü sunmaya yönelik net bir vizyona sahip, dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden biri ve bir mobilite sağlayıcısıdır. Grubun zengin mirasına ve geniş coğrafi varlığına ek olarak, şirketin en güçlü yönleri sürdürülebilir performansında, güçlü deneyiminde ve dünya çapında çalışanlarının sahip olduğu çeşitli yeteneklerde yatmaktadır. Stellantis, geniş ve ikonik marka portföyünü, , bu markalara tutku ve rekabet aşılayan vizyonerlerin izinde ve hem çalışanlarına hem de müşterilerine hitap eden bir rekabetçilik anlayışıyla daha da geliştirecektir. Stellantis, tüm paydaşları ve faaliyet gösterdiği topluluklar için katma değer yaratırken en büyük değil en iyi olmayı hedeflemektedir.
]]>Otomotiv ve endüstri sektörlerinin küresel çapta lider tedarikçilerinden Schaeffler, rulman alanını güçlendirmek için e-mobiliteye yönelik rulmanlar geliştiriyor. Schaeffler’in yenilikçi rulman teknolojileri verimli ve sürdürülebilir mobilite için büyük önem taşıyor. Şirketin, yeni inovatif ürünleri olan TriFinity üç sıralı rulmanı ve santrifüj diskli yüksek verimli bilyalı rulmanı, her tip güç aktarma organları için üstün verimlilik ve hizmet ömrü sunuyor. Schaeffler’in elektrikli araçlar için tasarladığı bu yeni ve özel rulman çözümleri şirketin başarılı dönüşümünü vurguluyor.

Yenilikçi rulman çözümleri, güç aktarım mekanizmalarını ve şasi sistemlerini daha verimli hale getirerek sürdürülebilir mobilitede kilit rol oynuyor. Böylelikle elektrikli araçlarda tasarruf edilen enerji daha uzun menzil sağlıyor. Bu nedenle araç geliştiricileri sürtünme performansını optimize etmek ve müşteriler için kullanım ömrünü artırmak amacıyla rulman alanını yakından inceliyor. Yenilikçi rulmanların potansiyel etkilerinin bilincinde olan küresel otomotiv ve sanayi tedarikçisi Schaeffler de elektrikli araçlar için özel olarak tasarlanmış iki yeni inovatif ürünü olan TriFinity üç sıralı tekerlek rulmanı ve santrifüj diskli yüksek verimli bilyalı rulmanı piyasaya sundu. Yenilikçi rulman teknolojilerinin ürün DNA’larının temel parçasını oluşturduğunu ve Otomotiv Teknolojileri birimlerinin başarısının temelini teşkil ettiğini belirten Schaeffler AG Otomotiv Teknolojileri CEO’su Matthias Zink, “Schaeffler, hem geleneksel güç aktarım sistemlerini hem de elektrikli güç aktarma organlarını ve şasi sistemlerini daha da geliştirerek daha sürdürülebilir hale getirmek için verimli ve yüksek hassasiyetli rulman çözümlerini bu sistemlere entegre etmeye çalışıyor.” dedi.
Müşterileriyle birlikte çalışarak rulmanları yeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyor
Schaeffler, sinerjiyi artırmak ve özel çözümlerinin geliştirme sürelerini kısaltmak için bu yılın başında Otomotiv Teknolojileri bölümü içinde yeni bir Rulman iş birimi kurdu. Schaeffler Otomotiv Teknolojileri Bölümü Rulman İş Birimi Başkanı Dr. Dieter Eireiner, “E-mobilite rulman alanında büyük bir fırsat. Şirket olarak, özellikle bilyalı, silindirik makaralı ve konik makaralı rulmanlarda ciddi satış potansiyeliyle önümüzdeki birkaç yıl içinde güçlü bir büyüme bekliyoruz. Şimdiden tanınmış araç üreticilerinin yer aldığı birçok umut vaat eden geliştirme projesinde yer alıyoruz. Yenilikçi rulman teknolojileri aynı zamanda hafif ticari ve ağır vasıta araçlar için de çok önemli. Çünkü araç gamını önemli ölçüde artırıyor. Müşterilerimizle birlikte çalışarak rulmanları yeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.
TriFinity: Maksimum modülerite için üç sıralı rulman
Schaeffler’in TriFinity ürünü, elektrikli aktarma organlarında kullanılmak üzere tasarlanmış üç sıralı bir tekerlek rulmanı olarak öne çıkıyor. TriFinity, standart iki sıralı bilyalı rulmanlar büyüklüğünde olup, daha büyük aks yüklerini transfer edebiliyor. Aynı zamanda diğer rulmanlara kıyasla daha uzun hizmet ömrü ve daha iyi sabitlik sunuyor. Bu yenilikçi bilyalı rulman tasarımı, önceden yüklenen konik makaralı rulman ünitelerine bir alternatif sunuyor. Konik makaralardan bilyalara geçiş, sürtünme torkunda ve sabitlikte önemli iyileşmeler sağlayarak FTP75 test döngülerinde araç başına elektrik tüketiminde yüzde 0,7 azalma getiriyor. TriFinity’nin Schaeffler’in alından freze teknolojisi ile birleşimi, daha küçük çaplara sahip tekerlek rulmanı üniteleri şeklinde küçültme çözümlerine ve dolayısıyla azaltılmış rulman ve sızdırmazlık elemanı sürtünmesine, optimize edilmiş rulman ağırlığına ve daha az karbon ayak izine olanak tanıyor. Aynı boyutlarda uygulanan boşluksuz alından freze teknolojisi rulman ağırlığını azaltırken, bileşenin de yüzde 50’ye kadar daha fazla tahrik torku aktarmasını sağlıyor. Ayrıca rulmanın montajını kolaylaştırıyor ve elektrikli araçlardaki gürültü emisyonunu azaltıyor.
Yüksek verimlilik ve maksimum hizmet ömrü için yüksek performanslı bilyalı rulman
Schaeffler’in santrifüj diskli yeni yüksek verimli bilyalı rulmanı, elektromobilite uygulamaları için yüksek performanslı, sürtünme için optimize edilmiş, sürdürülebilir bir ürün olarak dikkat çekiyor. Bu ürün hem açık rulman hem de sızdırmaz rulman tasarımlarının avantajlarını bir araya getiriyor. Her rulman için 0,3 Nm daha az sürtünme ve yaklaşık 0,1/km kadar CO2 emisyon azaltımı sağlayan santrifüj diskli yüksek verimli bilyalı rulman, genel performans üzerinde büyük etki yaratan akıllı ve oldukça basit bir çözüm olarak öne çıkıyor. Açık rulmanın on katı hizmet ömrüne sahip olan bu rulmanlar, maliyeti de hatırı sayılır oranda azaltıyor. Tüm bu özellikleri ve inovatif yapısı ile Magna Tedarikçi Ödülü’nü kazanan bilyalı rulman, 2022 Almanya Yenilik Ödülü’ne de aday gösterildi.
Schaeffler – Harekete öncülük ediyoruz
Schaeffler Grubu, otomotiv ve endüstri sektörlerinin küresel çapta lider tedarikçilerinden biri olarak, 70 yılı aşkın süredir hareket ve mobilite alanlarında çığır açan buluşlar ve gelişmeler ile öne çıkıyor. CO₂ verimli tahrik sistemleri, elektrikli mobilite, Endüstri 4.0, dijitalleşme ve yenilenebilir enerji alanlarında yenilikçi teknolojiler, ürünler ve hizmetler sunan şirket, hareket ve mobilitenin daha verimli, akıllı ve sürdürülebilir olmasını sağlayan güvenilir bir ortaktır. Schaeffler bir teknoloji şirketi olarak, güç aktarma organları ve şasi uygulamalarına yönelik yüksek hassasiyetli bileşen ve sistemlerin yanı sıra birçok endüstriyel uygulamada kullanılan rulman ve lineer sistem çözümleri de üretmektedir. Schaeffler Grubu, 2020 yılında yaklaşık 12,6 Milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 83,900 çalışanı ile Avrupa’nın en büyük aile şirketlerinden biridir. 2020 yılında yaklaşık 1,900 patent başvurusu ile Schaeffler, DPMA’ya (Alman Patent ve Ticari Marka Ofisi) göre Almanya’nın en yenilikçi ikinci şirketidir.
Automotive Aftermarket bölümü Schaeffler’in dünya çapında otomotiv yenileme pazarındaki faaliyetlerini yürüten şirketidir. Binek araçlar, hafif ticari araçlar, ağır vasıtalar ve traktörler için komponent ve onarım çözümleri sunmaktadır. Şanzıman, motor ve şasi uygulamalarındaki kapsamlı uzmanlığı sayesinde teknik mükemmellik, akıllı çözümler ve üstün hizmet yetkinliği ile bilinmektedir. Schaeffler Automotive Aftermarket bölümü, 1.700’den fazla çalışanı ile 2020’de yaklaşık 1.6 Milyar Euro’luk satış gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 11.500 satış ortağı ve 70’den fazla satış ofisi ve temsilcilikten oluşan küresel ağı ile daima müşteri yakınlığını garanti etmektedir.
Schaeffler, Türkiye’deki faaliyetlerine 1986 yılında kurulan INA Rulmanları Tic. Ltd. Şti. ve aynı yıl kurulan FAG Rulmanları Türkiye irtibat ofisi ile başlamıştır. 2001 yılında FAG’ın Schaeffler bünyesine katılımıyla iki firma faaliyetlerini ortak olarak sürdürmeye başlamış ve şirket ünvanı 11 Ekim 2016 yılında Schaeffler Turkey Endüstri ve Otomotiv Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmiştir. Merkezi İstanbul’da bulunan firma, Schaeffler çatısı altındaki LuK, INA ve FAG markaları ile Türkiye genelinde otomotiv ve endüstri sektörleri için kapsamlı bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Schaeffler’in Türkiye’deki öncelikli hedefleri arasında uzman çalışan kadrosu ile doğru teknolojileri sunarak mümkün olan en üst düzeydeki müşteri memnuniyetini sağlamak yer almaktadır.
]]>“Sıfır zayiat, sıfır yaralanma ve sıfır kaza” vizyonuyla yola çıkıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 1,3 milyon insan, trafik kazası kurbanı oluyor. 5 ile 29 yaş arasındaki çocuklar ve genç yetişkinler için en çok karşılaşılan ölüm nedeni olan karayolu trafik kazaları, çoğu ülkeye gayrisafi yurtiçi hasılalarının %3’üne mal oluyor.
Birleşmiş Milletler, bu endişe verici verilerden yola çıkarak 2030 yılına kadar trafik kazalarından kaynaklanan ölüm ve yaralanma sayısını dünya genelinde yarıya indirmek gibi iddialı bir hedef belirledi. Teknoloji şirketleri ise yapay zeka ve otonom araçların sahip olduğu teknolojilerin bu hedefe ulaşmada kilit bir rol oynayabileceğini düşünüyor.
Otonom araçlarda kullanılan teknolojiler, trafik kazalarının %90’ının nedeni olduğu tahmin edilen sürüş sırasındaki insan hatalarını önemli ölçüde azaltabilir. Bu noktada, otonom araçların önemli bir rol oynayabilmesi için verilerin verimli bir şekilde işlenebilmesi ve daha güvenli sürüş yapılabilmesi adına bulut bilişim ağlarına düşük gecikmeli erişim sağlamak çok büyük bir önem taşıyor.
Küresel bir dijital altyapı şirketi olan Equinix, küresel altyapı ağını desteklemek için karayolu trafik platformları alanında çok aktif bir şekilde faaliyet gösteren Alman otomotiv parça üreticisi Continental ile ortaklık kurarak trafik kazalarını önleme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Bu küresel ağ tarafından desteklenen Continental’in Gelişmiş Sürücü Destek Sistemi’ne (ADAS) sahip test araçları günde 15.000 kilometreden fazla yol kat ederek 100 terabayttan fazla veri üretip kaydediyor. Bu tür yardım sistemleri; aracı şeritte tutmaya, aracın kör noktalarını izlemeye, otomatik olarak frenlemeye ve acil durum çağrısı yapmaya yardımcı oluyor.
Equinix’in dünya çapındaki tesisleri sayesinde bu veriler hızla yüklenip işlenirken, bulut üzerinden kullanıma sunuluyor. Ayrıca, Continental mühendisleri tarafından sistem testi ve doğrulama amacıyla da kullanılabiliyor. Continental’in Equinix ile olan ortaklığı, yapay zekanın gelişimini hızlandırmasına ve şirketi “Sıfır zayiat, sıfır yaralanma ve sıfır kaza” vizyonuna ulaşmaya bir adım daha yaklaştırmasına olanak sağlıyor.
Equinix hakkında
Equinix, dünyanın dijital altyapı şirketidir. Finans, üretim, mobilite, ulaşım, devlet, sağlık hizmetleri ve eğitim alanlarında sektör lideri kuruluşları buluta öncelik veren bir dünyada birbirine bağlıyor. 1998 yılında Silikon Vadisi’nde rakip ağların güvenli bir şekilde bağlanıp veri trafiğini paylaşabildiği, satıcıdan bağımsız, çok kiracılı bir veri merkezi sağlayıcısı olarak kurulan şirket EQUality (eşitlik), Neutrality (tarafsızlık) ve Internet EXchange’e (internet değişimi) odaklanmasını yansıtan Equinix ismini seçti ve müşterilerinin dijital işi gerçekleştirmek için ihtiyaç duyacağı küresel platformu oluşturmaya başladı: Platform Equinix®. Bugün beş kıtadaki 60’tan fazla pazardaki 220’den fazla veri merkezi, Mumbai’den Dublin’e, Singapur’dan Chicago’ya ve Helsinki’den San José’ye kadar işletmeleri, ağları, hizmetleri ve yenilikçileri birbirine bağlıyor.
]]>2021 yılında 230 bin araç üreten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu araçların 188 binini ihraç etti. 2021 yılında 3 milyonuncu aracını üreten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, 3.6 Milyar $ tutarındaki ihracat gelir ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TIM) tarafından Türkiye’nin İkinci Büyük İhracatçısı olarak ödüllendirildi.
]]>
Üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, kazandığı ödüllere yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda 2021 yılında yapılan ve büyük ses getiren ‘’Opel Mokka Türkiye Lansmanı’’ odaklı iletişim çalışmaları, Opel’e dört ayrı ödül birden getirdi. Kısa bir süre önce Marketing Türkiye’nin düzenlediği The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nin “Binek Otomotiv” kategorisinde “Yılın En İtibarlı Markası” seçilen Opel, bu kez de Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği (DPİD) tarafından dört ödüle layık görüldü. Marka, 2021 yılında hayata geçirdiği “Opel Mokka Türkiye Lansmanı” kapsamında yürüttüğü çalışmalarıyla, bu sene 13’üncüsü düzenlenen Doğrudan Pazarlama İletişim Derneği Ödülleri’nin “Lansman Aktiviteleri” kategorisinde ödül aldı. Opel, sıra dışı modeli Mokka’nın son dönemlerde internet ortamında milyonlarca kişi tarafından izlenen “Are You Mokka Enough?” ve “Normalin Dışındakiler’’ video serileriyle de “En İyi Influencer Odaklı Kampanya” kategorisinde ödüle layık görüldü. Marka, ayrıca “Entegre Etkinlik Pazarlaması Kampanyaları” ve “Yaratıcı Pazarlama Uygulamaları” kategorilerinde de iki ayrı ödülün sahibi oldu.
Toplamda 46 ayrı kategoride 132 proje ödül aldı!
Doğrudan pazarlama sektörüne değer katmak, pazarın gelişmesini sağlamak ve bilinirlik yaratmak için faaliyetler yürüten DPİD tarafından düzenlenen 13. Doğrudan Pazarlama Ödülleri, 46 ayrı kategoride düzenlendi. Ticari etkinliği yüksek, ölçülebilir ve sonuç getiren doğrudan pazarlama projelerinin rekabet ettiği yarışmaya; 2021 yılı içerisinde; “etkinlik”, “saha”, “dijital” kategorilerinde en başarılı ve dikkat çeken projeler başvuruda bulundu. 46 kategoride yapılan başvurular arasından da toplam 132 proje ödüle layık görüldü.
]]>
Türkiye’nin müşteri memnuniyetini en kapsamlı ve uçtan uca ölçen platformu Şikayetvar, bu yıl 7.’sini düzenlediği A.C.E Awards (Achievement in Customer Excellence) ile en yüksek müşteri memnuniyeti sağlayan markaların başarılarını onurlandırıyor. İş dünyasına yön veren üst düzey isimlerin katıldığı bir törenle, 30 farklı sektörden müşteri deneyimini en iyi şekilde yöneten ulusal ve uluslararası 54 marka, Diamond, Gold ve Silver olmak üzere ödüllerine kavuştu. Heykeltıraş Orkide Akkoç tarafından tamamen el yapımı olan ve Yıldız Tayfı adı verilen bu benzersiz ödül, çok sayıda küçük yıldızın bir araya gelerek büyük bir yıldıza dönüşümlerini temsil ediyor.
Müşteri Deneyim Endeksi araştırması sonuçlarına göre, B segment otomotiv kategorisinde gold ödül Nissan’ın oldu. Endeks, yılda yaklaşık 400 bin müşterinin yaptığı marka değerlendirmesi sonucu oluşturuluyor.
Nissan’ın hedefi: sürücülere daha keyifli ve benzersiz sürüş deneyimi yaşatmak
Kendi kategorisinde “mükemmel müşteri deneyimi sunan marka” ödülüne layık görülen Nissan, sürücülere daha keyifli ve benzersiz sürüş deneyimi yaşatma hedefiyle faaliyetlerini yürütüyor. Akıllı sürüşün öncüsü, ürün ve teknolojileriyle olduğu kadar yenilikçi hizmetleriyle de müşterilerinin yanında yer alıyor.
]]>
Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli, toplam 7 hava yastığı ile donatılan son derece güvenli gövdesiyle yetişkin yolcu korumasında %85, çocuk yolcu korumasında %88 ve korunmasız yol kullanıcıları için %65 puan elde ederken, güvenlik yardımcıları için %79 puan aldı.
EuroNCAP tarafından değerlendirilen unsurlara ek olarak, yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli aynı zamanda Renault Grubu ile Fransız itfaiyeciler arasında 10 yıldan uzun süredir devam eden bir ortaklıktan doğan İtfaiyeci Erişimi yeniliğini de içeriyor.
Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli’nin ön camına da bir QR kodu bulunuyor. Söz konusu QR kodu, bir kazaya müdahale ederken onu tarayarak çok hızlı bir şekilde aracın, elektrikli bir araç olduğunu anlamaları için kurtarma ekiplerine özel olarak tasarlandı. Yine bu QR kodu, örneğin, batarya ve hava yastıklarının konumu, hızlı ve risksiz kesim yerleri gibi otomobilin yapısal bilgilerine de erişim sağlıyor. Bu da olası bir kaza sonrası yolcuları çıkarmak için geçen süreden 15 dakikaya kadar tasarruf anlamına geliyor.
İtfaiyeci Erişimi ve QR kodu, Renault araçlarını kullananlar için optimum güvenliği sağlayan önlemlerden sadece birkaçı. Kullanıcıların ve iş yerindeki çalışanların güvenliğinin sağlamak, Renault Grubu’nun Renaulution stratejisinin bir parçası olarak uygulanan Sürdürülebilir Kalkınma Politikasının (KSS, ekolojik geçiş ve kapsayıcılıkla birlikte) üç temel unsurundan biri olarak öne çıkıyor.
]]>
Dünyanın en iyi motor sporu pilotları 5-6 Şubat’taki ROC Dünya Finali’nde bir araya geliyor.
Ocak ayında düzenlenen Dakar Rallisi’nde zorlu çöl koşullarında başarılı bir mücadele sergileyen Mattias Ekström, hafta sonunda yine Audi adına ve bu kez buz üzerinde “Race of Champions”ta yarışacak.
Daha önce bu yarışı üç kez kazanma başarısı gösteren İsveçli pilot, bu yıl da zaferle ayrılmanın planlarını yapıyor. Şampiyona ilk kez İsveç’in kuzeyindeki Pite Havsbad’da kar ve buz üzerinde yapılacak.
Ocak ayındaki 2022 Dakar Rallisi’nde Audi takımımın en iyi pilotu olan ve geçtiğimiz hafta sonunu Avusturya’nın Zell am See kentinde düzenlenen GP Ice Race’de, Audi RS Q e-tron ile kar ve buz üzerinde pratik yaparak geçiren Mattias Ekström “Bu koşulları seviyorum. Başlangıçların çok farklı ve belirleyici olacağını düşünüyorum. İyi bir kalkış yapamayanların şansı olacağını sanmıyorum.” dedi.
Etkinlikte iki yarış yer alıyor: İlki, 5 Şubat günü, sürücülerin takım halinde yarışacakları ROC Nations Cup. Diğer etkinlik ise 6 Şubat günü, ROC Champion of Champions olmak için mücadele edilecek bireysel yarış.
Kuzey Kutup Dairesi’nden yaklaşık 95 km uzakta, Baltık Denizi üzerinde yer alan Pite Havsbad, Formula 1, NASCAR, Indy 500, Le Mans, WRC ve World Rallycross gibi yarış serilerinin yıldız pilotlarına ev sahipliği yapacak.
2022 Race Of Champions Dünya Finalinde yarışan pilotlar
2x DTM Champion, World Rallycross Champion
ROC katılımı 7
RACE OF CHAMPIONS 3
ROC NATIONS CUP 1
4x Formula 1 Champion
ROC katılımı 9
RACE OF CHAMPIONS 1
ROC NATIONS CUP 7
FIA Formula 2 Champion
ROC katılımı 1
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 1
10x Formula 1 Grand Prix Winner GBG
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
2x Formula 1 World Champion
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
9x World Rally Champion
ROC katılımı 8
RACE OF CHAMPIONS 3
ROC NATIONS CUP 1
6x NTT IndyCar serisini kazanan en genç pilot
2022 24h Daytona LMP2 Winner
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
7x NASCAR Cup ChampionG
ROC katılımı 3
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 1
13x Formula 1 Grand Prix Winner
ROC katılımı 12
RACE OF CHAMPIONS 2
ROC NATIONS CUP 1
2x W Series ChampionG
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
4x World Rallycross Champion
ROC katılımı 2
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 1
Production World Rally Champion
ROC katılımı 2
RACE OF CHAMPIONS 1
ROC NATIONS CUP 0
4x Indy 500 Winner
ROC katılımı 3
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 1
9x LeMans 24 Hours Champion
ROC katılımı 15
RACE OF CHAMPIONS 5
ROC NATIONS CUP 3
2020 FIA ERC1 Junior Champion – Rising WRC star
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
2x World Rallycross Champion – World Rally Champion
ROC katılımı 5
RACE OF CHAMPIONS 1
ROC NATIONS CUP 1
2019 FIA World Rallycross Champion
ROC katılımı 0
RACE OF CHAMPIONS 0
ROC NATIONS CUP 0
World Rally Champion
ROC katılımı 10
RACE OF CHAMPIONS 4
ROC NATIONS CUP 0
]]>
Kadınlar yıllardır trafikte birçok ön yargıyla karşılaştı ve karşılaşmaya da devam ediyor. Tüm dünyada hızla gelişen bir otomobil markası olan Hyundai de kadınlara anlamlı bir rezonans yaratabilmenin ancak etkili bir iletişimle elde edilebileceğini düşünüyor. Hyundai Assan, kadın, trafik ve otomobil kavramları etrafında durarak Radyo Trafik ile bir proje gerçekleştiriyor.

Bu önemli projenin ortaya çıkmasındaki en önemli soru; “Kadınların trafikte yaşadığı ön yargılar, kadınları trafiğe çıkmaktan alıkoyuyor mu?” oldu. Bu sorunun cevabını kesinlikle “Hayır” olarak veren Hyundai Assan ve Radyo Trafik, kadın sürücü sayısının her geçen arttığını ve artmaya da devam edeceğini öngörerek kadınların yolda istedikleri gibi ilerlemelerine destek olmak istiyor.
Hyundai Assan, bu kararlılığın arkasında durarak Türkiye’nin trafik temalı ilk ve tek radyo kanalı olan Radyo Trafik ile bir iş birliği yaparak trafikteki kadınların karşılaştığı ön yargıları ve bu ön yargılara karşı mücadelesini dinleyicileriyle paylaşıyor. Dileyenler, 8 Mart Salı günü 104.2 frekansındaki Radyo Trafik’e bağlanıp kadınlara karşı olan ön yargıları tüm gün dinleyebilecek ve hatta yayına bağlanarak karşılaşılan ön yargıları anlatabilecek.
Hyundai Assan’ın hazırladığı proje tanıtım videosuna markanın resmi sosyal medya kanallarından ulaşabilir ve içerikleri kendi sosyal medya kanallarınızda da paylaşabilirsiniz.
]]>